Kendini Tanıtma: İyi Bir İlk İntiba Nasıl Oluşturulur?


Yeni bir ortam, yeni arkadaşlar, yeni ilişkiler, yeni sohbetler, yeni bir sosyal çevre ve bu çevreye kendini tanıtma. Ne demiş Aristo: “İnsan sosyal bir hayvandır.” En azından öyle olmalıdır. Çağlar öncesinden gelen sosyalleşme isteği insanların diğer insanlarla olan ikili ve çoklu ilişkilerini geliştirmeleri yönünde karşı konulamaz bir istek geliştirmelerine neden oldu. Bu isteğin günümüz dünyasındaki yansımalarını üç ana bölümde incelemek doğru olacaktır. İlk olarak Sosyal insan ne zaman ve asosyalleşti konusunu nedenleriyle irdeleyeceğiz. Daha sonra bu nedenlerden yola çıkarak, yeni bir ortama girildiğinde kendini tanıtma konusunda başarılı olabilmek için yani iyi bir “ilk intiba” uyandırabilmek için ne gibi yöntemlere başvurabiliriz bunu tartışacağız. Bu arada olayın psikolojik ve eğitimsel boyutuna göz atacağız ve son olarak da yeni girilen bir ortamda yapmaktan sakınmamız gereken hareketleri ele alacağız. Şimdi nedeninden giriş yapalım;

Yeni Bir Ortamda Kendini Tanıtma Neden Araştırma Tezi Formatına Dönüştü

Kendini tanıtma

İnternetin olmadığı zamanları düşünün şimdi. Önce şehirleri canlandırın gözünüzde. İnsanlar internetten kendimi nasıl tanıtabilirim, yeni bir ortama girdiğimde kabul gören kendini tanıtma şekli nedir acaba araştırması yapmıyordu. Dahası insanlar yeni bir ortama girdiğinde kendini tanıtmakta zorlanmıyordu. Şimdi kendinize doğru soruyu sorun. Neden? Şimdi be değişti? Neden eskiden insanlar alabildiğine kaynaşabilirken şu an internet araştırmalarına kaydı gerçek hayatın ip uçları?

Cevap gün gibi ortada. En büyük neden “samimiyet” denen yüce duygunun git gide azalıyor olması. Sadece bu mu? Hayır. Birkaç neden daha sayalım. Çok güçlü olan bir neden de “bilgi ve donanım yetersizliği nedeniyle olagelen özgüven elsikliği. Üçüncü bir neden, “doğallığa verilen önemin git gide azalıyor, yapaylığa ve kürke verilen değerin arşa çıkıyor olması. Dördüncü bir neden ise, çocuklukta eğitim yoluyla oluşturulması gereken girişimci özelliklerinin maalesef ikinci plana atılması. Taa ilkokul sıralarında iken içe ekilmesi gereken topluluğa hitabet yeteneğinin kapıyı çalarak açmak, kalemi çöpün tam ortasına açmak ya da koridorlarda iki ayakla birden zıplamamak davranışlarının arkasına itmek ve hatta hiç ortaya sürmemek. Dahası kişinin kendini tanımaması, içsel benliğiyle ilişki kuramamış olması, insan psikolojisinin derinliklerini henüz keşfedememiş olması gibi birçok neden sayabiliriz.

Samimiyet ile Kendini Tanıtma Arasındaki İlişki

Kendini tanıtma

Teknolojinin henüz ilerlemeye başladığı dönemlerde, insanlar günlük hayatlarında sürekli birbirleri ile diyalog halinde idi. Daha fazla insanla, daha fazla konuşmak, doğal olarak insanlarla kaynaşmayı ve insanlar arasında bir düzeyde samimiyeti doğuruyordu. İnsanlar neredeyse tüm kişilik tipleriyle karşılaşıyor ve hangi insana nasıl yaklaşılması gerektiğini biliyorlardı.

Allah’ın selamı vardı. Bir ortama girildiğinde sessiz sedasız geçip bir köşeye oturmak ayıptı. Topluluğa selam verirlir sonra oturulurdu. Bir eve bir misafir geldiğinde, ailenin en büyüğünden en küçüğüne herkes gelen misafiri hoş tutmak için her şeyi yapardı. Sonra ne oldu?

Sonra insanlar sanal ortamlara takılmaya başladıkça, selam vermeyi, merhaba demeyi, hal hatır sormayı unuttu. Gerçek hayatta çok çekingen insanlar klavye başında birer animatöre dönüştü. Gerçek hayattan ise silindiler. Çünkü klavye özgüveni egolarını şişirmeye yetiyordu. Hal böyle olunca, zamanla insanlar komşularına bile selam veremeyen, her gün yolda beraber yürüdüğü adama bir merhaba diyemeyen, klavye zengini, samimiyet fakiri insanlara dönüştüler.

Sonrası daha hızlı gelişti. Komşusuna, yol arkadaşına bile selam vermekten aciz insan, yeni bir ortamda, yeni insanların bulunduğu bir kalabalığa girdiği zaman adeta kaplumbağa misali kafasını kabuğuna sakladı ve fark edilmemek umuduyla yavaş yavaş bir kenara çekildi. Gönül birliği kömür birliğine dönüşüp, yardımlaşma kaldırımla sınırlı kalınca; sosyal bir hayvan olan insan, duvarlar ardında düşünen asosyal bir canlı formatı aldı.

Tüm nedenlerimizi inceledikten sonra, bu durumu nasıl değiştirebileceğimizi, fırsatları ne şekilde değerlendirmeniz gerektiğini ve kaç yaşında olursanız olun nasıl olup da geç olmadığını tartışacağız.

Bilgi Birikimi ile Yeni Bir Ortamda Kendi Tanıtma Arasındaki İlişki

Kendini tanıtma

Bilgi dediysek, kara kaplı defterlerden tozlu raflardan indirilmiş felsefi kitaplardan, ekonominin seceresinden, tarihin derinliklerinden bahsetmiyoruz. Tabii ki bu bahsettiklerimiz ile ilgilenmek insana büyük derinlik katacaktır ancak bilgi sadece kitaptan öğrenilmez. Doğa bilgi kaynağıdır, etrafınıza baktığınızda, görerek baktığınızda beyninize işlenen her bir gözlem bilgi havuzunda yerini alır. Ve doğa size tahmin bile edemeyeceğiniz sonsuz bilgiyi sunar. En zor problemleri bile çözebilmeniz için gereken tek şey doğa anayı gözlemektir. Bir de insandır bilgi kaynağı, en büyük bilgi kaynağı hatta. Hünkar Hacı Bektaşi Veli’nin bir sözü vardır: “Okunacak en büyük kitap insandır.” Ve insan sonsuz bilginin tek kaynağıdır.

Bilgi denince aklınıza hep ciddi meseleler gelmesin. Mesela siz televizyon izlemeyi sevmiyor olabilirsiniz ama televizyonda oynayan ve popüler olan bir kaç programı bilmek size hiçbir şey kaybettirmez. Aksine belki de bir ortamda sohbete müdahil olabilmek için bir neden kazandırır. Yani sevdiğiniz şeylerin yanında, insanların genel merak konularına da aşina olmak, sizden hiçbir şey almayacağı gibi, size geniş bir çevre ve sıkı dostluklar kazandırabilir.

Benim ilgilenmediğim bir konudan bahsettiğim biri ile nasıl dost olabilirim sorusu geçtiyse aklınızdan şunu düşünün. İlgilenmediği ama olurda bir ortamda konu açılırsa söyleyecek iki çift lafı olsun diye sevmediği bir konu hakkında da yüzeysel bilgiye sahip olan yalnız siz değilsiniz. Yani karşınızda tıpkı sizin gibi bir insan olması ihtimali mevcut.

Ayrıca en azında genelin ilgilendiği konularda bilgisi olan insan, sorulanlara cevap verebileceği, yeterli bilgiye sahip olduğu düşüncesi ile özgüven geliştirir. Bu özgüven ortama ilk adımınızdan tutun da, ilk kelime ağzınızdan çıktığında ortama aktardığınız enerjiye; duruşunuzdan, gülüşünüze kadar her haliniz ve tavrınız üzerinde oldukça etkilidir. Özgüven insanlarla olan ilişkilerde, karşıdakileri ezmeden pozitif enerji yayabilme yetisini beraberinde getirir. Ve unutmayın ki, tüm insanlar pozitif insanlardan hoşlanır. Tek dikkat etmeniz gereken, ezici bir pozitiflik üretmemenizdir.

League of Angels II TR

Doğal (Kendin) Olmak ile Yeni Bir Ortamda Kendini Tanıtma Arasındaki İlişki

Kendini tanıtma

Doğal olmak, kendin olmak, içinde mutlu hissettiğin, rahat hissettiğin kıyafetleri giymek, alışık olduğun gibi görünmek, yapmacık kelimelerden uzak sen gibi konuşmak, bir anlamda huzurlu olmak yeni insanlarla tanışacağınız bir ortama giderken çok dikkat edilmesi gereken hususlardandır. Ne alakası var diyorsanız şöyle düşünün. Bir insanla tanışıyorsunuz ve onun aklı sizde değil kıyafetinin nasıl göründüğünde, saçının nasıl durduğunda, makyajının abartılı olup olmadığında vs. Neden? Çünkü bu arkadaşımız alışık olduğu kendi formatının çok dışına çıkmış ve nasıl göründüğüyle ilgili endişeleri var. Bu nedenle sizinle konuşurken kendini bir türlü size veremiyor. Siz böyle biri ile ne kadar sohbet etmek istersiniz? Ya da tanışmak ister misiniz? Elbette hayır.

Şimdi tersini düşünün. Siz doğallığınızı bozmuş ve hiç de alışık olmadığınız bir görünüme bürünmüşsünüz. Doğal olarak görünüşünüzle ilgili endişeleriniz var ve yeni birileriyle tanışacağınız ortama girdiğinizde bir türlü aklınızı kendinizden alıp ortama veremiyorsunuz. Biri sizinle tanışmak istiyor fakat sizin kafanız nasıl görünüyorum sorusunu 1000.kez cevaplamakla meşgul. Ve tabii birkaç dakika sonra yalnızsınız. Çünkü karşınızdaki kişiye odaklanamadınız ve ona kendini değersiz hissettirdiniz. Başlangıçtan 1-0 yeniksiniz.

Burada bir not düşmekte fayda var. Doğal olmak; her zaman kot tişört giydiğiniz için bir iş yemeğine kot tişörtle katılmak ya da her zaman döpiyes giydiğiniz için bir rock konserine döpiyesle gitmek değildir. Elbette her tarz katılacağınız ortama uygun olarak uyarlanabilir. Mesela; hep kot tişört giyiyorsanız, iş yemeğine giderken, zarif bir kumaş pantolon ve bir bluz giyebilirsiniz. Ya da döpiyes giymeyi seviyorsanız, rock konserine giderken salaş bir elbise giyebilirsiniz. Peki bunu yapmazsanız ne olur. Yine aklınız kendinizde takılı kalır çünkü kendiniz “keşke ortama uygun giyinseydim” düşüncesinden alamazsınız.

İlkokul Hatta Anaokulu Öğretmenlerinin Yeni Bir Ortamda Kendini Tanıtma ile İlişkisi

Kendini tanıtma

Kendini tanıtma, bire bir ya da kalabalıklara karşı kendini var etme, karakterinin ana hatlarını ilk birkaç saniyede ortaya koyabilmek becerisidir ve bu beceri çok az kişide doğuştan vardır. Bu şanslı azınlık haricindekiler ise bu yetiyi sonradan kazanır. Bu yeti insana, ilk olarak ailede, konuk ağırlama ritüelleri dahilinde, aile haricinde ise ilk sosyalleşme deneyimi olan okul sıralarında, öğretmen tarafından üzerinde durularak aşılanmalıdır.

Bizim eğitim sistemimizde maalesef ki girişimci ruhlar uyandırılmaz, okul kurallarına sıkı sıkıya bağlı, koşmayan yaramazlık yapmayan, çocuk olmanın keyifli hazzını yaşamayan bireyler yetiştirilmesine özen gösterilir. Halbuki olması gereken nedir? Çocuğa sosyallik vasfı ve girişimci ruhu nasıl aşılanır?

Bir kere bir çocuğa anlatarak yalnızca matematik türkçe gibi ispatı mümkün pozitif bilimleri öğretebilirsiniz. İspatı hali hazırda münkün olmayan, gözle göremeyeceği şeyleri ise yaşatarak öğretebilirsiniz. Yani bir öğretmen olarak çocuğa sınıfa girdiğinde nasıl daveanması gerektiğini net bir şekilde göstermeli, bunun ileriki hayatı için ne kadar önemli olduğunu söylemeli ve bunu yapması için onu yüreklendirmelisiniz. Peki neyi yapması için yüreklemdirmek? Tabii ki ilk küçük topluluk karşısında kendini ortaya koyabilme davranışını göstermeye. Çocuğa sınıfa girdiğinde direkt gidip sırasına oturmak yerine, gür ve neşeli bir şekilde tüm sınıfa “merhaba” ya da “günaydın arkadaşlarım” demeyi mutlaka öğretmelisiniz. Bunun yetişkinlik dönemi için önemini hayal dahi edemezsiniz. Düşünün ki; üniversiteye başlamış ancak halen ilk kez girdiği sınıftaki ilk kez tanışacağı arkadaşlarına merhaba diyemeyen insan sayısı tahmin ettiğinizden çok çok daha fazla. Bu ne demek biliyor musunuz? Bu topluluğa hitabet yetisinin olmaması demektir ki, bu yetinin yokluğu kişinin profesyonel hayatının asla olamayacağının ispatıdır. Ve şu unutulmamalıdır ki; ister sınıf, ister iş, ister bir kokteyl olsun, o ortama ilk adımınızı attığınızda takındığınız tavır, yaydığınız enerji, sarf ettiğiniz ilk sözcükler; o ortamda tanışacağınız tüm insanlarla olan ilişkinizin sınırlanırı keskin bir şekilde çizecektir. Yani ortama kalabalığa selam vererek ve kendinizden emin bir şekilde girdiyseniz, oradaki herkesle kaynaşma şansınız yüksek olacak ancak kendi halinizde sessiz sedasız bir kenara geçip oturduysanız, bir daha bu yakınlaşma mümkün olamayacaktır. İlk intiba her şeydir.

İnsanın Sosyal Psikolojisini Çözmek ile Yeni Bir Ortamda Kendini Tanıtma Arasındaki İlişki

Kendini tanıtma

Sosyal hayatta başarılı olmanın bir şartı da, farklı insan tiplerinin psikolojilerini çözebilmekten geçer. İnsan sarrafı der ya eskiler, işte eğer iyi bir insan sarrafı iseniz, tüm farklı kişiliklerin nelerden hoşlanabileceğini, nelerden nefret edebileceğini, hangi alanlara ilgi duyup hangi alanlarda sırrolacağını bilirsiniz. Bunun tek yolu da daha çok, daha çok, daha çok insan tanımaktır. Ne kadar çok insan tanırsanız, ne kadar çok insana değerseniz, o kadar iyi sarraf olursunuz. Peki iyi sarraf olmanız ne işimize yarar.

Yine eskilerin bir sözüyle çıkalım yola. “Nabıza göre şerbet vermek”. Buna iki yüzlülük diyorsanız yanılıyorsunuz. Bu, sizin sınırlarınızı yani kişilik sınırlanızı, mahrem alanınınızı, haklarınızı ihlal etmedikçe, herkesi içeri kabul etmek, anlamak, hayatına dahil edebilmektir. Bu da bir yetidir. Bazıları kartları iyi oynamak der, bazıları ipuçlarını değerlendirmek der, bazıları taşları iyi oynamak der. Önemli olan sınır ihlali olmadıça her insana bir özgürlük alanı yaratabilmek ve o alanda hareket edebilmesine olanak tanıyabilmektir.

Özellikle profesyonel hayatın olmazsa olmaz kurallarından biridir ve insana içten hissedilen derin bir saygıyı gerektirir.

Buraya kadar sosyalleşmenin önündeki engellerden ve bu engellerin yeni ortamlarda kendini tanıtma üzerine etkilerindem bahsettik. Şimdi de tüm bu saydığımız nedenlerden yola çıkarak, kendini tanıtma ve devamında gerekli olabilecek bazı taktiklerden bahsedelim ve bu taktikleri somut örneklerle pekiştirelim.

Yeni Bir Ortama Girdiğinizde Kendinizi Nasıl Tanıtırsınız

Kendini tanıtma

İnternet ortamında nerdeyse her sitede rastlayabileceğiniz mülakatta kendini tanıtma konusundan bağımsız ve bir manada da ta kendisi olan yeni bir ortamda yeni kişilerle tanışırken başarılı bir ilk intiba yaratma ve doğru bir kendini tanıtma konusunda, yukarıda sıraladığımız nedenler ışığında çözümler üretelim.

Yeni Ortama Hazırlık Aşaması Nasıl Olmalı

Kendini tanıtmaİlk olarak genel anlamda bakarsak; başarılı bir kendini tanıtma fiilinin gerçekleşmesi birkaç şartın uygun dozlarda bir arada olmasına bağlıdır. Bu şartları; bilgi birikiminden gelen özgüven + geçmişten gelen girişim ruhu+ dengeli doğallıktan şaşmamak + insan psikolojisini iyi bilmek şeklinde sıralayabiliriz. Şimdi bunları nasıl sağlayacağımızı görelim;

Çok Okuyun, Çok Gezin

Kendini tanıtma

Ne kadar çok okur, doğayı ne kadar fazla deneyimlerseniz, o kadar çok şey öğrenirsiniz. Sevin sevmeyin, ilgi alanınıza girsin girmesin; her konuda söz söyleyebilecek birikime sahip olun. Bu sayede bir ortama girdiğinizde kendinizi yetersiz olarak görüp çekingen davranmak yerine; her şeye vakıf olduğunuzu ve her konuda tartışabileceğinizi düşünerek daha girişken, daha atılgan ve cesur olursunuz. Ayrıca öğrenen insan ışıldar. Bilginin ışığı tüm insanların dikkatini cezbeder ve ortamlarda aranan, istenen, fikri sorulan kişi olursunuz.

Çok İnsanla Konuşun

Kendini tanıtma

Her tür insanla konuşun. Sizin hayat görüşünüze ortak ya da zıt olan; sizin siyasi düşüncenize ortak ya da zıt olan, farklı dillerde konuşan, farklı kültür alt yapısından gelen ya da tıpkı sizin gibi olan, hiç fark etmez. Ne kadar çok insanla sohbet ederseniz, insanları değerlendirmeniz o kadar kolaylaşacaktır. Bu yetiniz bir kez ortaya çıktığında, onu karşımızdaki insanı konuşamadan önce analiz etmek ve gerekli verileri topladıktan sonra, bu verilere dayanarak bir ilk intiba oluşturmak için kullanabilirsiniz.

Örneğin; arkadaşınız sizi bir ortama davet etti ve siz bu gideceğiniz yerde sadece sizi davet eden arkadaşınızı tanıyor olacaksınız. Çekingen bir yapıya sahipseniz, bu davet biraz korkutu gelebilir. Ancak beden dilini dahi çözebilecek kadar iyi tanıyorsanız insanları, hiç endişe etmeden ülk defa girdiğiniz ortamı birkaç saniyede analiz edebilir ve buna göre gözünüze kestirdiğiniz biri ile tanışmakla başlayabilirsiniz işe. Davetler daha fazla insanla tanışmak ve insanın sosyal psikolojisini anlamak için iyi fırsatlardır. Davetleri kaçırmamalısınız.

Ayrıca bir arkadaşınız sizi davet etti ise, orada yalnız olmayacağınızı da bilerek gidersiniz ve daha rahat olursunuz.

Rahat Bir Kıyafet Giyin

Kendini tanıtma

Ortamın formatını daha önceden öğrenerek, ortama uygun ancak tarınıza yakıştırdığınız, içinde rahat olabileceğiniz bir giysi beyninizin kendinizle değil de bulunduğunuz ortama ve ortamda bulunan insanlara odaklanabilmesi açısından büyük önem arzeder. Çok moda olduğu için ya da en yakın arkadaşınız bir kıyafeti size çok yakıştırdığı için, içinde kendinizi kendiniz gibi hissetmediğiniz bir kıyafeti asla giyneyin. Aksi halde ortama adım attığınız an aklınız sadece ve sadece görünüşünüze takılacak ve ortama entegre olmakta zorlanacaksınız.

Kendinizle Değil Karşınızdaki Kişi ile İlgilenin

Kendini tanıtma

Tanışma anını iyi değerlendirin. İlk intiba tasavvur dahi edemeyeceğiniz kadar önemlidir. Bir insana henüz yaklaşırken yaydığınız enerji bile, onunla ilişkinizin geleceğini belirler. Eğer yukarıda saydığımız nedenlerden ötürü özgüven eksikliği yaşıyorsanız, düşük bir enerji alanına sahip olacak ve karşınızdaki kişiyi kendinize çekemeyeceksiniz. Düşük enerjinin kötü etkisi gibi, aşırı yüksek özgüven ya da megolomaniden kaynaklanan aşırı yüksek ve ezici enerji alanı da yine karşınızdaki kişiyi sizden uzaklaştıracaktır. Bu nedenlerle enerjinizi kabul edilebilir düzeyde tutabilmek için yapmanız gereken kendinizi bir kenara bırakıp, tüm dikkatinizi ve yoğunluğunuzu karşınızdaki kişiye vermektir. Onun kişiliğini, onun hobilerini, fobilerini, hayata bakışını gerçekten merak ettiğinizde ve öğrenmek istediğinizde doğru yolda ilerliyorsunuz demektir.

Şimdi de kalabalık bir ortama girdiğinizi ve orada bulunan kalabalığa karşı nasıl kendinizi tanıtabileceğinizi düşğnelim. Genişçe bir ortamda birçok kişinin bulunduğu bir ortama giriyorsanız ve insanların sizi fark etmesini istiyorsanız, tek odaklanmanız gereken ortama giriş yaptığınız ilk 3-5 saniye olmalıdır. Çekingen bir insan olabilirsiniz ancak bunu o birkaç saniyelik zaman diliminde bir kez bile aşmayı başarırsanız, sonraki hayatınız artık çekingenlik yaşamayacağınızdan emin olabilirsiniz. Ortama emin adımlarla, gülümseyerek ve tamamen o ortama odaklanmış bir girmelisiniz. Ve ortamda bulunan tüm insanlara merhaba deme cesaretini göstermelisiniz. Sesiniz titremeden, rahat ve güven verici bir “merhaba” sonraki sosyal hayatınızın ilk kendinden emin adımıdır. Bunu bir kez başarırsanız, kabuğunuzdan çıkacak ve özgür olacaksınız.

Tabii girdiğiniz ortam bir iş kokteyli ise tüm insanlara yüksek sesle merhaba demek yerine, o ortamın sinerjisine uygun bir şekilde karşılaştığınız kişilerle samimi ama saygılı bir şekilde selamlaşmak daha doğru olacaktır. Bu durumda da dikkat etmeniz gereken, selamlaştığınız kişinin yanında bulunması olası arkadaşlarını ya da eşini görmezden gelmeden, o kişileri de nazik bir şekilde selamlamaktır.

İlk Merhaba Sonrası Karşınızdaki Kişiyi Analiz Edin

Kendini tanıtma

Unutmayın ki dünyadaki tek çekingen insan siz değilsiniz. Tanıştığınız kişi de her ne kadar güvenli görünmeye çalışsa da, içe dönük bir kişiliğe sahip olabilir ve sohbet başlatmak ve devam ettirmek konusunda başarılı olamayabilir. Sizin kısa sürede yapacağınız analiz, yeni tanışacağınız kişiyi rahatlatmanızı sağlayacak sorular sormanızı ya da onu yüreklendirecek ve size güven duymasını sağlayacak küçük övgülerde bulunmanızı sağlayabilir. Konuşma durakladıysa, onu yüreklendirecek birkaç küçük övgü oldukça rahatlatıcı olacak ve yenş bir sohbetin başlamasını sağlayacaktır. Örneğin üzerindeki bir ayrıntıdan bahsedebilir ve ne kadar şık olduğunu söyleyebilirsiniz hatta nereden aldığının sorarak bir konu açabilirsiniz. Ya da ortak bir arkadaş vasıtası ile bir araya geldiyseniz, arkadaşınızla nereden tanıştıklarını sorarak yenş bir sohbet konusu yaratabilirsiniz. Bunu yaparak hem karşıdakini rahatlatmış hem de kendi dikkatinizi onun üzerinde yoğunlaştırabilmenizi sağlarsınız.

Ortama Giriş Kadar Ortamdan Ayrılışınız da Önemlidir

Kendini tanıtma

Ortamdan ayrılmanız gerektiğinde birkaç noktaya dikkat etmeniz, burada bulunan insanlarla bir sonraki karşılaşmanızın niteliğini etkileyecektir. Ayrılırken, kimsenin sözünü bölmediğinizden emin olun. Sözün arasına girip gitmeniz gerektiğini söylemeyin. Sözün bitmesini bekledikten sonra, uygun bir aralıkta neden gitmeniz gerektiğini kibarca belirtin. Örneğin, acil bir işinizin çıktığını ve gitmeniz gerektiğini ya da bir arkadaşınıza birlikte bir şeyler yapmak için söz verdiğinizi söyleyebilirsiniz. Ardından onunla ya da onlarla tanıtığınız için çok memnun olduğunuzu ve sohbetten oldukça zevk aldığınızı belirterek ortamda bulunanları onore edebilirsiniz. Ayrılırken arkadaşlarınıza elinizi uzatmanız, kibar bir şekilde ellerini sıkmanız da ayrıca samimi bir hava yaratabilir.

Son olarak;

Kendi kişisel ve sosyal dönüşümümüzü gerçekleştirmemiz, gelecek nesillere de yaparak ve yaşayarak öğrenmeleri yolunda oldukça hatırı sayılır bir fayda sağlayacaktır. Gelecekte çekingen insanlar olmamaları için, çocuklarınızı sınıfa girdiğinde tüm sınıfa merhaba dedikten sonra yerine oturmaları için yüreklendirin. Arkadaşlarıyla olan diyaloglarında samimi olmalarını öğütleyin. Daha fazla insanla tanışarak, iyi bir insan sarrafı olabilmeleri için daha fazla insanla karşılaşabileceği kalabalık ortamlara girmesini sağlayın. Gülümsemenin gücünü anlatın. Komşularına ve yol arkadaşlarına kayıtsız kalmamayı öğretin. Her zaman karşıdan beklememelerini, kendilerinin ilk adımı atarak insanlarla tanışmalarını sağlayın ve siz de tüm bunları yaparak onlara yaşayan örnekler olun.

Ve Kendini tanıtma: İyi Bir İlk İntiba Nasıl Oluşturulur? başlıklı yazımızı faydalı bulduysanız, paylaşarak daha fazla insana ulaşmasını sağlayın. Sizin de söylemek istedikleriniz varsa yorum yaparak tüm okuyucularla paylaşın.


Like it? Share with your friends!

0

Kendini Tanıtma: İyi Bir İlk İntiba Nasıl Oluşturulur?

Giriş yapın

Ve Biliste ailesinin bir parçası olun!

Don't have an account?
üye ol

şifre sıfırlama

Back to
Giriş yapın

üye ol

Back to
Giriş yapın
Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Open List
Open List
Ranked List
Ranked List
Meme
Upload your own images to make custom memes
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds
Image
Photo or GIF
Gif
GIF format